Genetik Mühendisliği Ve Tıp ile Endüstrideki Kullanım Alanları
Genetik Mühendisliği’nin Tıp Ve Endüstride
Kullanım Alanları
Genetik
mühendisliği, canlıların kalıtsal özelliklerini değiştirerek,
onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim
alanıdır. Bu uygulamalarla uğraşan bilim insanlarına "genetik
mühendisi" denir. Genetik mühendisleri, genlerin yalıtılması,
çoğaltılması, farklı canlıların genlerinin birleştirilmesi ya da genlerin bir
canlıdan başka bir canlıya aktarılması gibi çalışmalarla
uğraşırlar. Genetik mühendisliği için, rekombinant DNA teknolojisi, gen
klonlaması, DNA klonlaması,
genetik maniplasyon/modifikasyon veya gen ekleme (splays) birçok
bilim insanınca eş anlamlı olarak kullanılabilmektedir.
Genetik mühendisliği etki alanı son derece geniş bir meslek, bilim
ve mühendislik dalı olup, genlerle yapılabilen uygulamalar, çalışmalar anlamına
gelmektedir. Birçok bilim dalına ait bilgilerin ve çeşitli özel tekniklerin,
canlılarla ilgili temele ve uygulamaya ait sorunların çözülmesi için
genellenecek olursa, moleküler biyoloji hakkındaki
bilgimizin artmasına yardım eden çok etkili bir araştırma aracıdır da.
Gregor Mendel genetiğin
ve bu bilimle ilgili yapılan çalışmaların kurucusu olarak kabul edilip,
"Genetiğin Babası" olarak anılmaktadır.
Tıbbi Kullanım Alanları
Genetik mühendisliği, bilim
insanlarının genleri bir organizmadan alıp diğerine aktarmalarına imkân veren
bir teknolojidir. Bu teknoloji;
Ø
Nükleik Asit Hibridizasyon:
Moleküler biyolojide, nükleik asit
hibritleşmesi; DNA'nın tamamlayıcı iki zincirinin birleşmesi sürecidir
Ø
Rekombinant DNA: Rekombinant DNA teknolojisi, doğada kendiliğinden oluşması mümkün olmayan, çoğunlukla
farklı biyolojik türlerden elde edilen DNA moleküllerinin, genetik
mühendislik teknolojisiyle kesilmesine ve elde edilen farklı DNA parçalarının birleştirilmesi işlemlerini kapsayan bir
teknolojidir. Rekombinant DNA ise; bu işlem sonucu üretilmiş olan yeni DNA molekülüne
verilen isimdir ve kısaca rDNA olarak yazılır.
PCR:
Polimeraz zincirleme tepkimesi (Polymerase Chain Reaction - PCR), DNA içerisinde
yer alan, dizisi bilinen iki segment arasındaki özgün bir bölgeyi enzimatik olarak
çoğaltmak için uygulanan tepkimelere verilen
ortak bir isimdir.
Metot
basitçe tüp içerisinde nükleik asitlerin uygun koşullarda
çoğaltılması esasına dayanır. Bir çeşit "in vitro klonlama" olarak da
tanımlanan PCR; 94 °C-98 °C aralığında gerçekleştirilen denatürasyon, 37 °C-65 °C aralığında
gerçekleştirilen tavlama (İng. annealing)
ve 72 °C’de gerçekleştirilen uzama aşamalarından oluşur ve bu döngülerin
belirli sayıda tekrarlanmasına dayanır.
PCR yönteminin gelişmesinde en büyük katkıyı Taq Polimeraz enziminin bulunması yapmıştır çünkü bu enzim yüksek
sıcaklıklarda dahi dayanabilen tek enzimdir. Bu enzim ilk olarak Yellowstone milli parkında bir kaplıcada yaşayan Thermus aquaticus bakterisinden izole
edilmiştir. Dr. Kary B. Mullis 1980'li yıllarda yaptığı PCR çalışmaları ile 1993 yılında Kimya alanında Nobel Ödülü almıştır.
Ø
hücre kültürü
Ø
monoklonal antikor
tıbbi uygulamaları içeir.
Tıpta özellikle kalıtsal
hastalıklarının tanısının
yapılmasında, tarım ve hayvancılıkta istenilen özelliklerdeki ürünlerin
eldesinde, çevre kirliliğin önlenmesi, madencilik gibi pek çok alanda genetik mühendisliği kullanılmaktadır.
Ayrıca Genetik Mühendisliği’nin
Tıptaki diğer uygulamaları şunlardır:
Klonlama: Bir mikroorganizmanın hücrelerinin kopyalanmasıdır.
Gen Tedavisi: Canlılarda kalıtıma bağlı olarak meydana gelen
hastalıkların tedavi edilmesi için geliştirilen yöntemdir. Gen tedavisinde amaç
hasta genleri sağlıklı olan genlerle değiştirmektir.
Türlerin ıslah edilmesi: Az verim elde edilen canlılardaki verim oranını
arttırmak amacıyla yapılır. Aşılama yöntemi yapılan uygulamalar arasındadır.
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ( GDO ): Canlının sahip olduğu
DNA'nın canlı dışında yeni bir tür elde edilmesi amacıyla birleştirilmesidir.
Beyin tümörüne karşı gen terapisi: Amaç tümöre sebep olan genleri
öldürmektir.
Endüstriyel Kullanım Alanları
DNA teknolojisinden
yararlanılarak elde edilen ürünlerden birisi de endüstriyel enzimlerdir.
Ekonomik değeri olan bazı enzimler, biyoteknolojik yöntemler kullanılarak
istenilen miktarlarda ve daha az maliyetle üretilebilmektedir. Bu şekilde
üretilen ve kullanımı en yaygın olan enzimlerden bazıları proteaz, selülaz, lipaz ve amilazdır.
Biyoteknoloji alanındaki gelişmelerle elde edilen enzimler tıp, eczacılık,
tarım, hayvancılık, çevre, gıda, kağıt, tekstil, dericilik, deterjan vb. birçok
alanda yaygın olarak kullanılmaktadır.
Diğer Endüstriyel kullanım alanları
Biyoteknolojik yöntemlerle
hayvanlarda ve insanlarda oluşacak hastalıkların aşılarının yapılmasında
yararlanılır.
Çeşitli endüstriyel ilaçların ve
tüketilen besinlerin niteliklerinin arttırılmasında kullanılır.
Hayvanlar üzerinde geliştirilen
yöntemlerde verimli, kısa sürede gelişen ve ürün veren hayvan ırklarını
geliştirmek için kullanılır.

Yorumlar
Yorum Gönder